20 Mart 2014 Perşembe

Bi susun ya!!!

"Sütün az" "çok emzik emiyorsa bu çocuk doymuyor demek ki" "aaaa neden emziğe alıştırdın " Bu insanlar onları ilgilendirmeyecek konularda yorum yapmayı ne çok seviyorlar . Hepsinin ağzının ortasına bir tane çarpmasım var. Noktaaaaaa!!!

11 Mart 2014 Salı

Kırkımız çıktı !!!!

     Kırkımızı sağsağlim çıkarttık çok şükür ... Kırkın kerametini gördüm mü bilmiyorum??? Sanki biraz gördüm gibi . Gizem etrafının farkına varmaya başladı, sürekli yatmak istemiyor , uyku aralarında evi gezdiriyorum , bol bol konuşuyorum. Böcü Böcü gözlerle etrafa bakınmayı çok seviyor.
     Kerem çok doğaçlama bir şekilde okulda tam güne geçiş yaptı. Okula gitmicem kavgası hiç yapmadık, şimdide yapmıyoruz. Okuldan yana keyfi çok yerinde fakat , evde biraz sinirli oluyor. Evde olduğu tüm zamanımı Keremle geçiriyorum ve yüksek bir performansla sabırlı davranıyorum ama dialoglarımız genelde " öyleeeee oynama demedim mı ben sana anneeeeee" şeklinde bitiyor. Ne yapsam beğendiremiyorum. Bazı zamanlarda süper iyi oluyor, tatlı dilli güller yüzlü davranıyor. Yani Eşref ve eşek saatleri var :) hırçın tavırlarını nasıl çözücem hiç bilmiyorum. Tek korkum bu davranışları ömür boyu huy edinmesi ... Bana benzemesin, sinirli olmasın diye çok dua ettim ama olmadı sanırım. Keşke Lütfi gibi rahat , sinirleri alınmış bir birey olsa benden mutlusu olmaz... Pedagoga falan mı gitsem acaba , yoksa yine çok mu büyütüyorum. Her sabah akşam oynamak için oyun hazırlıyorum, kaliteli vakit geçirmek için uğraşıyorum. Zaten annem , Lütfi gelene kadar bizimle oluyor ve Kerem geldikten sonra Gizemin bakım işlerini ya annem  ya da Lütfi yapıyor. Daha ne yapabilirim hiç bir fikrim yok. Mütevazi olamıcam  gayet iyi bir ayarlama yaptığımı düşünüyorum. Geçiş dönemidir diye umuyorum , allahım lütfen öyle olsun...
     Gizemle dışarıda bol bol vakit geçiricem, alışsın diye kendi kendime söz vermiştim. Keremdeki gibi korumacı, korkak davranmıcam . Zaten 2. Bebekler biraz daha rahat büyüyorlar. Aman hasta olur, aman o kucaklamasın , bu tutmasın gibi bir düşüncem yok. Ama tüm bunlar tamamen çocuğa bağlı sanırım. Mesela Kerem evini seven bir çocuk, çok girişken değildir, rahatına düşkündür, cool tavırlıdır. Bakalım Gizem nasıl olacak ???
     Bugün Gizem kızımla foruma gittim. Yemek yiyip , kahve içebildim. Tabiki yanımda annemcim vardı. O olmadan henüz yalnız çıkamam sanırım. İkinci bebelerde annelere gökten inen bir yüzsüzlük oluyor. Emzirme odası çok uzak gelince , hep alışveriş mi yapıcam deyip İpekyolu mağazasına girdim ve deposunda  rahat rahat oturup , çalışan kızlarla sohbet ederken Gizemi emzirdim :)
     Şimdilik durumlar böyle...











3 Mart 2014 Pazartesi

Bence Haftanın "tükaka" günü pazardır !!!

     Pazar günlerini neden hiç sevmiyorum??? Bunu bir araştırmalıyım... Pazar denildiği zaman içime bir sıkıntı basıyor. Babam sağ iken pazar günleri biraz gergin geçerdi , sonuçta baba evde ... Hayırrrr çok iyi bir adamdı benim babam ama klasik bir pazar günü geçirirdik işte !!! Pazar kahvaltısı , annem ve babamın pazar alışverişi , bazı zamanlar yapılan piknikler sahil gezileri , mutlaka yapılan banyo :) , akşam pazarın asla değişmezi olan ve mutlaka yenilmesi gereken tüm ailemizin toplandığı  balıklı sofralar !!! Düşündüğümde ve buraya yazmaya başladığımda travma yaratacak bir pazar anım yok... Lütfiylede kötü bir anım yok pazara dair , hava güzel ise mutlaka ya şehirdışı ya da şehirde biryerlerde geziyor oluruz. Yazıyorum , yazıyorum ama bir türlü çözemiyorum ... Pazar günlerini sevmiyorum !!!

27 Şubat 2014 Perşembe

Bizim evin halleri

       Bu nasıl bir ağlamaktır, nasıl bir çığrınmaktır ... Yarın tam bir ayını dolduracak ama çoğu resim çekimim ağlamadığı anları değerlendirmek. En azında öyle hatırlayım istiyorum. Ailede hiç kimsede kafa kalmadı . Lütfi kucağında Gizemi pışpışlarken, biz yerde Keremle sürünerek yakalamaca oynuyoruz . Tam deli evi olduk. Geçen gün koridorda robot gibi yürürken Lütfi ye yakalandım , durumuma üzülmeye başladı sanırım . Sakinliğimi hiç hayıra yormuyormuş :) Lütfinin bu ara işleri çok yoğun biraz geç geliyor. Hergün arayıp " kaçta geliceksin " diye soruyorum çünkü benim için yüce kurtarıcı kendisi . Allah'tan çok ilgili bir baba , baktı ben delirtmek üzereyim , ortamdan beni uzaklaştırıyor ya da çocuk takası yapıyoruz :) seviyorum ben bu adamı bana güç veriyor...
      Dün geç gelicem dedi , annemde sabahtan yoktu( ki hergün bizde canımın içi) Kerem ve Gizemle yalnız kaldım birkaç saat !!! Gizemi emzirirken Keremin tuvaleti geldi. Kendi tuvalete gitmek zorunda kaldı ve yetiştiremediği için altına kaçırdı. İçerden onun ağlama sesini duyunca Gizemi mecbur bıraktım , bu sefer Gizem de ağlamaya başladı ki hep ağlıyor zaten. Bende eksik kalmayım deyip onlarla birlikte bende ağlamaya başladım. Beceremiyorum bennnnnn anneliği diye!!! Şimdi gülüyorum tabi!!!  Lütfi yi aradım hemen gelmem lazım diye , Allah'tan geldi canımcım ... Lütfi çocukları uyutunca işinin başına dönüyor . Ben stres olduğum için sanırım Gizem onun kucağında daha rahat uyuyor.
     Salı günü doktora gittik . Gizem kızım bronşit olmuş , mikrobikmiş. Ağzı burnun tıkalı. Ayrıca d vitamini ve b12 eksikliği varmış. Reflü teşhisiylede durumu taçlandırdı doktorumuz. Şimdi bir dünya ilacımız oldu.
     Bizim evde son durumlar bunlar...
Kerem 37 ay 14 günlük
Gizem 30 günlük
      Aşağıdaki resimde"benim kulağım mı büyük senin kulağın mı???"düşüncesi sarmış oğlumu :)

16 Şubat 2014 Pazar

Canım kardeşim

     Kardeş kıskançlığının ucundan değerek mi geçtik,yoksa daha hiç birşey yaşamadık mı bilemiyorum. Gizem doğalı tam 17 gün oldu ve Kerem hayatına kaldığı yerden devam ediyor gibi gözüküyor. 
     Tabi ki başlarda hiç böyle olmadı. Hastaneden çıkıp eve geldiğimiz 3-5 günü hiç anlamadı çünkü evimiz oldukça kalabalıktı. Yiğenim Yağız burdaydı, onunla gece gündüz oynadılar. Okula gitmeye devam etti, Allah'tan bu konuda hiç sıkıntı yaratmadı. Fakat ne zaman herkes evine gitti, o zaman acı gerçeklerle karşılaştı :)
     İlk Cumartesi sabahımız da Gizemin kafasına uyku arkadaşını attı, emzirmek için ne zaman kucağıma alsam göğsümü Gizemin ağzından çıkarttı , eldivenleri şapkası ve üstündeki örtüyü her fırsat buldukça çekip aldı. Sadece bunlarla kalsa sorun değil, anneannesine " hadi annene evimize gidelim " " ben anneannemin evini seviyorum , benim evim orası ." deyip bana psikolojik baskı yapmayıda eksik etmedi. Benim tavrım ise asla " yapma! Dur! Elleme! Uyandırma! Şimdi gelemem! " olmadı. Bana düşman gibi davrandığı zamanlarda bile son derece anlayışla yaklaşmaya çabaladım. Kardeşi ile ilgili hiç bir kısıtlama getirmedim. Karışmaya çalışanlara da kim olursa olsun engel oldum. Gizemi emzirip kenara koyduğum doğrudur, biraz fazla ağlattığımda :( önceliği Keremden yana tutup , sürekli Keremle vakit geçirme çabasında oldum. 
    Kafayı yemek üzereyken mesaj yazdığım arkadaşım Ece (sevgiyle anıyorum seni :) beni geri aradığında telefonu "bööööö " diye ağlayarak açtım ve iki çocuk annesi bilinçli arkadaşımın tavsiyeleri sayesinde moralim düzeldi. Ilk olarak ben güçlüysem , herşeyin yolunda ve kontrol altında olduğunu farkettim. Ikinci olarak Keremle hayatımızda hiçbir şey değişmemiş gibi ilgilenmeye devam ettim. Parka , alışveriş merkezine, kitapçıya vs. götürebileceğim ve daha önce gittiğimiz heryere birlikte gitmeyi sürdürdük. Gizemi emzirirken keremi kucağıma yatırdım, saçını okşadım , teması hiç koparmadım. Asabiyeti daha fazla olduğu ve daha fazla hassas olduğu için sakin bir tavırla davrandım. Kurallarımızdan ödün vermedik ama biraz esnettiğim oldu :)
     Sonuç kardeşini öpen, bana yardımcı olan hatta ,Gizeme " neden ağlıyorsun ki anlayamıyorum" dediğimde bana " kızma anne bak ağlamıyor ki" diyen koruyucu bir kardeş oldu. Tabi ki kıskançlık tamamen bitmiştir demiyorum ama oldukça hafifledi... 
      Bugün Kerem tam 3 yaş 1 aylık, Gizem ise 17 günlük ... Günlerim çok yoğun, yorucu ama bir o kadar da keyifli geçiyor. Şükürler olsun ki iki tane meleğim var ve bana kokularıyla, bakışlarıyla, dokunuşlarıyla hergün güç veriyorlar.



18 Ocak 2014 Cumartesi

kızım 29 ocakta geliyor :)

   37+1 günlük hamileyim... Dün kontrol için doktorumuzdaydık ve 29 ocak çarşamba günü için kızımla kavuşmaya karar verdik :) Tam 10 gün sonra uzun bekleyiş sona erecek...Doktordan çıkar çıkmaz annemden önce Doğum fotografçımı ve doğum odamı süsleyecek olan organizasyon şirketini aradım :)

   Hislerimi sıralamak gerekirse ; Heyecan, korku , mutluluk , yaşayacağım zor günleri düşündükçe içimi saran telaş , merak ve bir sürü tarifsiz duygu yaşıyorum.

   Yaşayacağım uykusuz geceler ve yorgunluk beni korkutmuyor. Keremi kucağıma aldığımda hep hayatımdaydı sanki...uykusuzluk,yorgunluk, yarım saatte bir uyanan bu minik bebek hep benimleydi...Gerçekten çok zor bir dönem oluyor.Anlamsız ağlama krizleri, uyku problemleri ,kolik ,mide sorunları , gazını çıkardığında yada büyük tuvaletini yaptığında evde ki şenlikler...Ama zamanla herşey düzene giriyor. Yada hiç birşey düzene girmiyorda,biz mi alışıyoruz ???

   Geceleri yaşadığım uykusuzluk yüzünden , bebeğinin doğduğu günden beri deliksiz uyku uyuduğunu,hatta emzirmek için bebeğini uyandırdığını söyleyen arkadaşıma gecenin kör vakitlerinde çok SELAMLAR!!! gönderdiğim olmuştu.'Bence sadece anne sütü ver,mama verme' 'filanca hep sütünü sağıyormuş,hiç mama vermiyormuş' ' ben hiç kucağa alıştırmadım,hep pusette yattı' 'sütün yetmiyor mu?' 'ayağında sallama bence sonra çok uğraştırır' 'aaaa onu yeme gaz yapar' diye sormadan fikir söyleyen çok bilmişlerden uzak durucam ve her zaman yaptığım gibi annelik içgüdülerimle hareket edicem.Telefona sarılıp ''seninde başına geldi mi? '' diye sorduğum canım arkadaşlarım ayrı tabi ki :)

   Kızımın dünyaya gelmesiyle birlikte hayatımda yeni bir dönem başlıyor.''İki çocuk annesi'' ünvanını kazanıcam :) , yeni deneyimler ,yeni mutluluklar ve yeni hayat beni bekliyor...


4 Ocak 2014 Cumartesi

2014 ve yılın ilk hastalığı

     Hayatta her zaman planlar yapıyoruz ama çoğu zaman bu planları gerçekleştirmeye fırsatımızı olmayabiliyor.Dün keremi okuldan alıp eve giderken ' annecim yarın sen ne istiyorsan onu yaparız, yemek yeriz,sevdiğin çilekli pastadan alırız' dedim.Kerem de bana' oyuncakta alırız dimi anne' deyince dayanamayıp alacağımıza söz verdim.Bu sabah 11:00 de diş hekimimde randevum vardı, bu arada bakıcımız keremin banyosunu yaptırır ben eve gelincede biraz dinlenip,güzel havanın tadını oğlumla çıkartırız diye düşünmüştüm.Akşam yemek yemek istemedi ve yattı.Uykuya yeni daldığında birkaç gecedir yaptığı gibi dizim ağrıyor diye ağlamaya başladı.Krem sürüp, masaj yaparak uyumasını sağladık.
     Eşim 'çocuk romatizması ' rahatsızlığı geçirmiş.Şüphenelip biraz araştırma yaptım ve genetik devamlılığı olan bir hastalık olduğunu öğrendim.Çevremdeki insanlar ' büyüme ağrısı' olabileceğini söylemişlerdi ama okuduğum ' çocuk romatizmasıyla büyüme ağrısını birbirine karıştırmayın ' başlığı beni benden aldı ... Ve özellikle çocuklar için ne kadar önemli bir rahatsızlıkmış hiç bilmiyordum.Tedavi edilmezse kalıcı gelişim sonuçlarına sebep olabiliyormuş.Çocuk romatizmasında erken teşhisle her yıl engelli vatandaşlar arasına katılanlardan önemli bir kısmı sağlığına kavuşabilirmiş.Sabah ilk olarak doktora gitmeye karar verdik ve kalktığımızda Keremin yoğun kusma krizleriyle kendimizi doktorun kapısında bulduk.Arkasından kan ve idrar tahlili ve serum almak için yatış izledi...Kan alınıp, serum takılırken hamile anne gizliden ağlamış olabilir, çünkü bırakmamız için yalvaran canının çok yandığını söyleyen benim kuzumdu...İçimden 'güçlü ol , biz çıkıp gidicez burdan,ciddi bişey yok ki ' diye tekrarladım,ama nafile gözyaşları adeta kendiliğinden süzülüyor ...Eşim zaten hep bizimleydi, annemde geldi ve tüm GÜÇ ekibimin yanımda olmasının huzurunu yaşadım ne yalan söyleyeyim. Böyle durumlarda yanlız olmak gerçekten çok ama çok zor olmalı....
    Kan ve idrar tahlillerimiz temiz çıktı.Romatizmal bir durumu yok ve sadece bir tür mide rahatsızlığı yaşamışız.Kansızlığımız ve d vitamini eksikliğimiz varmış.Dvitamini eksikliğide kas ve kemik ağrısı yapabiliyormuş.Geceyi hastanede geçirmeden evimize geldik.Sağlığımız için,oğlum evinde uyuduğu için ve korktuğum şeyin başımıza gelmediğini öğrendiğim için çok mutluyum.
     Keremde çok mutlu oldu sanırım' anne bak elim iyileşti ' diye geziniyor etrafta :) Onun sağlığı bizim sağlığımız , bir tek gülümsemesi yaşama sebebim...Umarım ki doğum hikayem dışında, 2014 de hastaneyle ilgili anlatacağım başka şey olmaz...