9 Ekim 2013 Çarşamba

içimden kopan post :)

      Hayatta herzaman mükemmel şeyler olmuyor tabi ki...Geçenlerde kendimi google çubuğuna 'çocuğuma karşı nasıl daha sabırlı olabilirim?' diye yazarken buldum.Bundan öncede bir sürü saçma sapan cümleler aratmışlığım var :) Bazen gerçekten sabrımın tükendiğini hissediyorum.Etrafımda ki çoğu insan benim çok sakin,sabırlı olduğumu düşünür ama malesef gerçek bu değil. Ben biraz fevri ve sinirli bir tipim,söylediğim şey o anda gerçekleşmelidir.Tezcanlıyımdır ve uyuşukluğa hiç gelemem.
     Ancak hayat ve hayatın bize getirdiği çocuklar insanın tüm huylarının törpülenmesini sağlıyor.İyi ki varsın oğlum,iyi ki doğurmuşum seni...bazen nasıl şükredeceğimi şaşırıyorum...Bazende tüm bunları unutup çok sabırsız olabiliyorum,tabi arkasından gelen pişmanlık...Dövmüyorum,hakaret etmiyorum,gururunu incetecek birşey söylemiyorum ama beni sinirli görmesi bile çok üzücü olabiliyor.
     Kerem genel olarak çok olgun, laftan anlayan bir çocuk,benim minik arkadaşım kendisi :) onunla gezmek,yemek yemek,birşeyler paylaşmak çoğu arkadaşımla yaptıklarımdan daha keyifli...ama arada gelen inatlaşma,anlamsız ağlama krizleri,derdini doğru yoldan anlatamamasının verdiği sinirle çok çekilmez olabiliyor.Eğer o zamanlarında bende çok sakin değilsem durum daha da uzuyor.
    Aslında biliyorum ki ; ben ne kadar sakin davranırsam,onunda sakinliğe geçme süresi o kadar kısalacak.Artık böyle zamanlarda elimden geldiğince yanlız kalmaya ve aceleyle sakinleşmeye çalışıyorum.
     Anne olmak hayatta birden bire 10 level birden atlamak demek bence...Anne olmadan anlamazsın dedikleri bu sanırım.İlk olarak düşündüğüm kişi kendimim ,çünkü ben iyi olmalıyım ki çocuklarımda iyi olsun.Bu sadece fiziksel anlamda değil, ruhsal anlamda da aynı...
Hayatta kendimi çok önemli hissediyorum,çünkü anayım :)
      Şöyle bir laf duymuştum; Hayatta herkes,herkesin herşeyini kıskanabilir...evini...arabasını...ayakkabısını...vs. birtek başkasının çocuğunu kıskanmazsın.çünkü mükemmel olan seninkidir....