Salı günü doktorumuzdaydık ve miniğin kalp atışlarını duyduk.Ancak doktorumuz ,ufakta olsa bir tehlike olduğunu ve ilaç kullanmam gerektiğini söyledi.Hiç üzülmedim, grip ilacı içer gibi ilaçlarılarımı kullanıyorum.İçimde çok güzel hisler var ve herşey yolunda gidecek bence...
Tüm bunların yanında Kerem hasta...Sünizit olmuş kuzucuğum ve sürekli burnu akıyor.Burnu akmış ve ben görmemişsem 'anne siler misin?' diye yanıma geliyor.Artık büyüdü ve bana laf yetiştiriyor.Dün mutfaktayken 'hadi kerem içeri gidelim' dedim ve bana' ben daha sütümü bitirmedim ki' dedi.
Beni hem çok mutlu ediyor ,hem de çok yoruyor.Çünkü oyun arkadaşı benim ve o sürekli oyun oynuyor.'Kerem çok yoruldum' cümlesinide hiç anlamıyor.Çocukların acıma duygusu olmazmış diye duymuştum sanırım doğruymuş.İçimden hissettiğim ve düşündüğüm şeyler için eskiden çok suçluluk hissederdim.'Ben anneyim!!! anneler yorulmaz! uyumaz! şikayet etmez! yanlız kalmak istemez! ' ama hiç te öyle değilmiş.Artık kendimi bu konuda büyüttüm.
Psikiyatristim artık benim yaşam koçum gibi oldu.İnsan bazen kendine bile itiraf edemediği şeyleri ona rahatça söyleyebiliyor.15 günde 1 gidiyorum ve her gittiğimde 'bugün anlatacak bişey yok ki' diyorum ama 5 dakika içinde mutlaka birşeyler buluyoruz. Keremin gelişimi, benim tutumum en çok konuşmayı sevdiğim şeyler...Geçen hafta gittiğimde Yeni Bebeğimizin geleceğini söyledim ve Nalan Hanımla Keremin olası vereceği tepkilerden bahsettik. Şu anda zaten doktorum,öğretmenimiz ve jinekoloğumun kararıyla 3-4 aylığa kadar söylememem gerektiğini önemle belirttiler. Kerem de zaten çok kardeş meraklısı değil, çocuğu boşuna strese sokmaya gerek yok.
Doktorumuz iki kardeş arasındaki 3 yaş farkın güzel bir aralık olacağını söyledi.Ancak Kerem tam 3 yaşında olcağı için biraz gergin olabilirmiş.
Şöyle ki ; Üç yaş çocuklarda tam olarak cinsel kimliğini tanıma yaşıymış.Bu yaşta tam olarak hemcins ve karşı cinsi ayırtedebiliyormuş.Yani babayla aynı, anneyle karşıcins olduğunun farkına varıyormuş.Bu yaşta kız çocukların babaya, erkek çocukların anneye olan hayranlığı belirginleşirmiş. Kız ise babayla arasına girenin anne, erkek ise anneyle arasına girenin baba olduğunu düşünürlermiş. Erkekler de cinsel organın daha belirgin olmasından dolayı , erkek çocuklar babaları onlara kızınca cinsel organlarına zarar vericekler diye düşünürlermiş.Bu nedenle 3 ile 6 yaş arası sünnetin olması cezalandırma gibi algılanabilirmiş.
Kerem, bebiş yeni doğduğunda ''bu anneannede kalsın'' '' bunu burda bırakalım ,almayalım'' hatta '' bu ölsün'' '' istemiyorum ben bunu'' gibi cümleler kurabilir, hırçınlıklar gösterebilirmiş.Bizde ''biz seni hiç yanlız bırakmadık, sen hep bizimle yaşadın , onuda bırakamayız'' gibi artık bir bütün ve aile olduğunuzu belirtecek cümleler kurmalıymışız.İnsanın kardeşinin olması vazgeçilmez olmadığını hissettirirmiş ve o güne dek sadece ona verilen ilgi ikiye bölündüğünde ' demek ki ben vazgeçilemez değilim' dersini verirmiş.
Doktoruma ''Ufaklık geldiğinde ben daha çok ufaklıkla, Lütfi ise daha çok Kerem ile ilgilensin '' dedim.O da keskin hatlarla ilgiyi ayırmayın ama Baba daha çok Kerem ile birlikte olsun.Bebeğin alışveriş ihtiyaçlarını birlikte karşılasınlar.''Kerem bak gene altına yapmış, bezi bitmiş ,hadi gel birlikte bez alalım '' '' sen ne zaman söylemiştin tuvaletini'' ''bakalım ufaklık ne zaman söyleyecek'' gibi biraz pohpohlamaya yönelik cümleler kurun dedi.Zaten ayakkabısını giydirirken, süt içirirken Keremin hep söyleyecek bir sözü olacak ''ben ayakkabımı kendim giyiyorum di mi? sütümü kendim içiyorum di mi?'' gibi yorumlar getirecektir dedi.
Tüm bunların yanında doğana kadar tuvaletini söylemeyi öğrenmiş olursa ki hiç ümidim yok , çünkü yapıp üstüne oturuyor :) Bebeğin gelişiyle tekrar beze yapma ihtimali olabilirmiş.
Evetttttt bunlar Keremin yaşayacakları, peki ya ben !!! dedim ....ben biticem di mi arada?!! :))))
Nalan Hanımda'' Elbette şimdikinden daha çok yorulacaksın ve ''Keşke olmasalar da bir dinlensem''diyeceksin dedi.Ama önemli olan böyle düşündüğün için asla kendini suçlama. Arada nefes almak, kafa dinlemek isteyeceksin ve böyle zamanlarda etrafındaki insanlardan yardım iste'' dedi. Çok şükür ki etrafımda nefes almamı sağlayacak birçok insan var.
Aslında bütün sorun fazla mükemmeliyetçi olmamdan kaynaklanıyor.Herşeyi tam yapmak zorundayım, özellikle anneliği...Belki ufaklığın gelişiyle kendimi ister istemez bir daha törpülerim...
27 Haziran 2013 Perşembe
24 Haziran 2013 Pazartesi
Güzel bir pazar günü
Bu haftsonunu çok güzel geçirdik.Dün sevgili eşimin doğum günüydü.Sabah oğluşumla onun için hazırladığımız hediyelerimizi verdik.Resimlerini çekmeyi unuttuğum için daha sonra ekleyeceğim :) Sabah kahvaltımızı bile yapmadan düştük yollara...Arkadaşlarımız Fetiyedeydi ,onların yanına doğru yola çıktık.Kerem yolculuk boyunca çok mutluydu, bıdır bıdır konuşup durdu ve sonunda uyudu.
Fetiye çok sıcaktı,nefes alınamayacak bir nem var orada....Bizde 'buralarda durulmaz' diyerek arkadaşlarımız ile birlikte gökova/azmakbaşına doğru yol aldık.Bu yolculuğa 'balık yemem lazım' diyerek başlayan ben, aşırı mide bulantım yüzünden sadece sade türk kahvesi ve lor peyniri yiyebildim :) En iyi vakit geçiren sanırım Kerem oldu. Dere kenarında ayaklarına suya sokup, çılgınlar gibi güldü eğlendi.Hiç ayrılmak istemedi.Çıplak ayakla restorantın içinde gezindi, kazlara ekmek attı, bir ara Nagehancığıyla oturdu,kanoyla geçen insanlara 'uçak' dedi :) tekneyle gezenlere el salladı.
Dönüş yolu berbattı.Böyle virajlı, böyle yol çalışması olan başka bir yer var mı acaba? Mide bulantım en üst sınıra ulaştı.Eve nasıl geldim bilmiyorum.Mide bulantısı insanın bütün yaşam kalitesini bozan,kötü birşey!!! Neyse rahatsızlığımla ilgili yazıp,onu beslemeyeceğim.Bu da psikiyatristimden öğrendiğim başka bişey :) Bir sonra ki yazıda bununla ilgili yazıcam ki unutmayım.
Bu sabah kalktığımızda Kerem 'Nagehanla gittik,suya girdik,yemek yedik,babayla babaanneye gittik ' diye tüm yaşadıklarını bana kendi dili döndüğünce tekrar anlattı.Sanırım çok mutlu oldu kuzucuğum :)
Yarın Bebişin kontrolü için doktora gideceğiz.İçimde garip bir telaş ve korku var.Bu gittiğimizde kalp atışını duyucaz diye umut ediyorum.Ama şu hayatta herşeyi yaşayabiliriz...Bakalım bir sonra ki yazımda neler anlatıyor olacağım...
Fetiye çok sıcaktı,nefes alınamayacak bir nem var orada....Bizde 'buralarda durulmaz' diyerek arkadaşlarımız ile birlikte gökova/azmakbaşına doğru yol aldık.Bu yolculuğa 'balık yemem lazım' diyerek başlayan ben, aşırı mide bulantım yüzünden sadece sade türk kahvesi ve lor peyniri yiyebildim :) En iyi vakit geçiren sanırım Kerem oldu. Dere kenarında ayaklarına suya sokup, çılgınlar gibi güldü eğlendi.Hiç ayrılmak istemedi.Çıplak ayakla restorantın içinde gezindi, kazlara ekmek attı, bir ara Nagehancığıyla oturdu,kanoyla geçen insanlara 'uçak' dedi :) tekneyle gezenlere el salladı.
Dönüş yolu berbattı.Böyle virajlı, böyle yol çalışması olan başka bir yer var mı acaba? Mide bulantım en üst sınıra ulaştı.Eve nasıl geldim bilmiyorum.Mide bulantısı insanın bütün yaşam kalitesini bozan,kötü birşey!!! Neyse rahatsızlığımla ilgili yazıp,onu beslemeyeceğim.Bu da psikiyatristimden öğrendiğim başka bişey :) Bir sonra ki yazıda bununla ilgili yazıcam ki unutmayım.
Bu sabah kalktığımızda Kerem 'Nagehanla gittik,suya girdik,yemek yedik,babayla babaanneye gittik ' diye tüm yaşadıklarını bana kendi dili döndüğünce tekrar anlattı.Sanırım çok mutlu oldu kuzucuğum :)
Yarın Bebişin kontrolü için doktora gideceğiz.İçimde garip bir telaş ve korku var.Bu gittiğimizde kalp atışını duyucaz diye umut ediyorum.Ama şu hayatta herşeyi yaşayabiliriz...Bakalım bir sonra ki yazımda neler anlatıyor olacağım...
20 Haziran 2013 Perşembe
7.hafta
Evettttttt 7. haftada hafiften kendini gösteren mide bulantıları bakalım 8. hafta iyice kötü mü olucak, yoksa Kerem deki gibi bitecek mi?
Bu arada tekrar diyetisyenim Hasan Bey'e gitmeye başladım.Hem sağlıklı besleneyim,hem de çok fazla kilo almayım istiyorum. Gerçi Kerem'e hamileyken de gitmiştim ve 15 kilo almıştım,ama suç tamamen benimdi!!!
Bu sefer 9 kiloyla bitirelim istiyoruz ama ben bir Ebru Şallı değilim ve bu pek mümkün değil :) Tatlı ve türevlerini görünce oldum olası kendimi tutamıyorum.Merakla 60 kiloyla başlayan yolculuğum kaç kiloyla sona ereceğini bekliyorum.
Keremi dün okula ben bıraktım ve daha evden çıkmadan bana 'anne okul kapanmış' demeye başladı.Çok istekli gitmediği ortadaydı,okulun önüne gelince arabadan inmek istemedi ve 'ben orda sıkılıyomm' dedi. Benim anlamadığım tüm bu cümleleri kurabilme beceresini ne ara kazandı :) Öğretmenimiz kendisini arabandan indirmeyi başardı ve arkasına bakmadan oyun parkına doğru ilerledi.
Geçen gün becerebildiği kadar kendi yıkanmaya çalıştı ve çok mutlu oldu ... Sanırım Kerem büyüyor ve ben hayretle izliyorum.
Bu arada tekrar diyetisyenim Hasan Bey'e gitmeye başladım.Hem sağlıklı besleneyim,hem de çok fazla kilo almayım istiyorum. Gerçi Kerem'e hamileyken de gitmiştim ve 15 kilo almıştım,ama suç tamamen benimdi!!!
Bu sefer 9 kiloyla bitirelim istiyoruz ama ben bir Ebru Şallı değilim ve bu pek mümkün değil :) Tatlı ve türevlerini görünce oldum olası kendimi tutamıyorum.Merakla 60 kiloyla başlayan yolculuğum kaç kiloyla sona ereceğini bekliyorum.
Keremi dün okula ben bıraktım ve daha evden çıkmadan bana 'anne okul kapanmış' demeye başladı.Çok istekli gitmediği ortadaydı,okulun önüne gelince arabadan inmek istemedi ve 'ben orda sıkılıyomm' dedi. Benim anlamadığım tüm bu cümleleri kurabilme beceresini ne ara kazandı :) Öğretmenimiz kendisini arabandan indirmeyi başardı ve arkasına bakmadan oyun parkına doğru ilerledi.
Geçen gün becerebildiği kadar kendi yıkanmaya çalıştı ve çok mutlu oldu ... Sanırım Kerem büyüyor ve ben hayretle izliyorum.
17 Haziran 2013 Pazartesi
sendromsuz pazartesiler!!!!
Pazartesi bende hiç sendrom oluşturmuyor,çünkü sadece haftanın 2 günü çalışıyorum ... Haftanın hergünü çalışanlar için çok sinir bozucu bir durum, genelde 'keşke bende öyle bir iş bulsam' diyorlar.
Şu an için durumumdan memnunum, çünkü sadece kendim için çalışıyorum. Evden çıkmak,başka insanlarla bir araya gelmek, iş yerinde yaptığım çalışmalar beni mutlu ediyor.
Bebişin 7. haftası ve azıcık midem bulanıyor.Kerem de olduğu gibi, hiç hamile moduna falan girmedim.Sevmem zaten şikayet edip durmayı... kimse beni dinlemek zorunda değil !!!
Kerem süper bir çocuk oldu.Dün akşam yemek masasını sildi ve ben şok oldum.
'anne sana bişiiiii söliciem'
'yaşasınnn murnataaaaa!!!' yani yumurta :)
'şimsek mekmuin'
'bak şimdi çok güzel olcak' kule yaparken bana böyle diyor.
'tabağın bitmiş' sofradan kalkıp ,onunla oynamam gerekiyorsa kurduğu cümle :)
'annem ama şaka babtım' benim bişeye kızacağımı anlarsa...
Daha aklıma geldikçe yazıcam ki ileride unutmayım...Kerem ,çok güzel huylu bir çocuk, inşallah kardeşi de ona benzer...Çok olgun,düzenli,disiplinli,kontrolcü ve anlayışlı bir çocuk.Bazı asabi huyları var,ama zamanla düzene giriyor.Kardeşine nasıl bir tepki vericek gerçekten çok merak ediyorum.Kesin kıskanacak ama ileride çok iyi anlaşmaları dilerim ve bunun için elimden gelini yapıcam. Ben hep 'iyi ki abim var' diyorum ve aynı duyguyu onlarında yaşamasını istiyorum. Zaten ikinci çocuğu düşünmemin sebebi de, kardeşlik duygusunu yaşamanın herkesin en doğal yaşam hakkı olduğunu savunmamdır.
Şu an için durumumdan memnunum, çünkü sadece kendim için çalışıyorum. Evden çıkmak,başka insanlarla bir araya gelmek, iş yerinde yaptığım çalışmalar beni mutlu ediyor.
Bebişin 7. haftası ve azıcık midem bulanıyor.Kerem de olduğu gibi, hiç hamile moduna falan girmedim.Sevmem zaten şikayet edip durmayı... kimse beni dinlemek zorunda değil !!!
Kerem süper bir çocuk oldu.Dün akşam yemek masasını sildi ve ben şok oldum.
'anne sana bişiiiii söliciem'
'yaşasınnn murnataaaaa!!!' yani yumurta :)
'şimsek mekmuin'
'bak şimdi çok güzel olcak' kule yaparken bana böyle diyor.
'tabağın bitmiş' sofradan kalkıp ,onunla oynamam gerekiyorsa kurduğu cümle :)
'annem ama şaka babtım' benim bişeye kızacağımı anlarsa...
Daha aklıma geldikçe yazıcam ki ileride unutmayım...Kerem ,çok güzel huylu bir çocuk, inşallah kardeşi de ona benzer...Çok olgun,düzenli,disiplinli,kontrolcü ve anlayışlı bir çocuk.Bazı asabi huyları var,ama zamanla düzene giriyor.Kardeşine nasıl bir tepki vericek gerçekten çok merak ediyorum.Kesin kıskanacak ama ileride çok iyi anlaşmaları dilerim ve bunun için elimden gelini yapıcam. Ben hep 'iyi ki abim var' diyorum ve aynı duyguyu onlarında yaşamasını istiyorum. Zaten ikinci çocuğu düşünmemin sebebi de, kardeşlik duygusunu yaşamanın herkesin en doğal yaşam hakkı olduğunu savunmamdır.
Bu arada haftasonu canım arkadaşım Gaye evlendi.Çok güzel bir gelin oldu.Umarım ömür boyunca çok ama çok mutlu olur.
14 Haziran 2013 Cuma
13 Haziran 2013 Perşembe
ortaya karışık bir post :)
Gittiğim 3 doktor sonunda normal bir gebeliğim olduğunu öğrendim. Nedense bu sefer büyük karışıklık yaşadım.Şu hayatta ''Bildiğinden şaşmıcakmışsın''. Doktor değişikliği yapayım derken, kafa karışklığından başka birşey yapmamışım.Sonuçta doğru yolu bulup, Kereminde gebeliğini takip eden doktoruma geri dönüş yaptım :)
İkinci bebek insanda daha farklı hisler uyandırıyormuş.Daha rahat, daha kaygısız olurum diye düşünmüştüm , ama öyle olmuyor.Sağlıklı bir bebek olur mu ? diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Birde doğduktan sonra ikisiylede yeteri kadar ilgilenebilecek miyim? Şu anda bütün zamanım Kerem'e ait,ama ufaklık doğunca ilgi dağılacak.Umarım üstesinden gelebilirim.Hiç te fena bir anne değilim, başarırım sanırım.:)
İkinci çocuğun haberini vermekte garip oluyor.İnsanlar ilk bebekteki kadar mutlu olmuyor,daha çok acıyan bir ifadeyle bakıyorlar sanki :) Kazayla olmuşta,sen isteyerek olmuş gibi davranıyorsun sanki...Tabi ki eşim çok sevindi, çocukları çok sever ve olsa 5 çocuk ister.İlk duyduğunda gözleri doldu,söyleyecek birşey bulamadı.Umarım ufaklığı sağlıkla kucağımıza alabiliriz.
Kerem gibi ufaklıkta beni hiç üzmüyor, mide bulantısı falan olmadan bu hamileliğide bitiririm inşallah...!!!,
Bu arada Çoook sevdiğim arkadaşm Gaye cumartesi günü evleniyor.Onun için gelin ve damattan keçe magnetler hazırlıyorum.Gelin hazır ama damat hala bitemedi :)
İkinci bebek insanda daha farklı hisler uyandırıyormuş.Daha rahat, daha kaygısız olurum diye düşünmüştüm , ama öyle olmuyor.Sağlıklı bir bebek olur mu ? diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Birde doğduktan sonra ikisiylede yeteri kadar ilgilenebilecek miyim? Şu anda bütün zamanım Kerem'e ait,ama ufaklık doğunca ilgi dağılacak.Umarım üstesinden gelebilirim.Hiç te fena bir anne değilim, başarırım sanırım.:)
İkinci çocuğun haberini vermekte garip oluyor.İnsanlar ilk bebekteki kadar mutlu olmuyor,daha çok acıyan bir ifadeyle bakıyorlar sanki :) Kazayla olmuşta,sen isteyerek olmuş gibi davranıyorsun sanki...Tabi ki eşim çok sevindi, çocukları çok sever ve olsa 5 çocuk ister.İlk duyduğunda gözleri doldu,söyleyecek birşey bulamadı.Umarım ufaklığı sağlıkla kucağımıza alabiliriz.
Kerem gibi ufaklıkta beni hiç üzmüyor, mide bulantısı falan olmadan bu hamileliğide bitiririm inşallah...!!!,
Bu arada Çoook sevdiğim arkadaşm Gaye cumartesi günü evleniyor.Onun için gelin ve damattan keçe magnetler hazırlıyorum.Gelin hazır ama damat hala bitemedi :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)