27 Şubat 2014 Perşembe

Bizim evin halleri

       Bu nasıl bir ağlamaktır, nasıl bir çığrınmaktır ... Yarın tam bir ayını dolduracak ama çoğu resim çekimim ağlamadığı anları değerlendirmek. En azında öyle hatırlayım istiyorum. Ailede hiç kimsede kafa kalmadı . Lütfi kucağında Gizemi pışpışlarken, biz yerde Keremle sürünerek yakalamaca oynuyoruz . Tam deli evi olduk. Geçen gün koridorda robot gibi yürürken Lütfi ye yakalandım , durumuma üzülmeye başladı sanırım . Sakinliğimi hiç hayıra yormuyormuş :) Lütfinin bu ara işleri çok yoğun biraz geç geliyor. Hergün arayıp " kaçta geliceksin " diye soruyorum çünkü benim için yüce kurtarıcı kendisi . Allah'tan çok ilgili bir baba , baktı ben delirtmek üzereyim , ortamdan beni uzaklaştırıyor ya da çocuk takası yapıyoruz :) seviyorum ben bu adamı bana güç veriyor...
      Dün geç gelicem dedi , annemde sabahtan yoktu( ki hergün bizde canımın içi) Kerem ve Gizemle yalnız kaldım birkaç saat !!! Gizemi emzirirken Keremin tuvaleti geldi. Kendi tuvalete gitmek zorunda kaldı ve yetiştiremediği için altına kaçırdı. İçerden onun ağlama sesini duyunca Gizemi mecbur bıraktım , bu sefer Gizem de ağlamaya başladı ki hep ağlıyor zaten. Bende eksik kalmayım deyip onlarla birlikte bende ağlamaya başladım. Beceremiyorum bennnnnn anneliği diye!!! Şimdi gülüyorum tabi!!!  Lütfi yi aradım hemen gelmem lazım diye , Allah'tan geldi canımcım ... Lütfi çocukları uyutunca işinin başına dönüyor . Ben stres olduğum için sanırım Gizem onun kucağında daha rahat uyuyor.
     Salı günü doktora gittik . Gizem kızım bronşit olmuş , mikrobikmiş. Ağzı burnun tıkalı. Ayrıca d vitamini ve b12 eksikliği varmış. Reflü teşhisiylede durumu taçlandırdı doktorumuz. Şimdi bir dünya ilacımız oldu.
     Bizim evde son durumlar bunlar...
Kerem 37 ay 14 günlük
Gizem 30 günlük
      Aşağıdaki resimde"benim kulağım mı büyük senin kulağın mı???"düşüncesi sarmış oğlumu :)

16 Şubat 2014 Pazar

Canım kardeşim

     Kardeş kıskançlığının ucundan değerek mi geçtik,yoksa daha hiç birşey yaşamadık mı bilemiyorum. Gizem doğalı tam 17 gün oldu ve Kerem hayatına kaldığı yerden devam ediyor gibi gözüküyor. 
     Tabi ki başlarda hiç böyle olmadı. Hastaneden çıkıp eve geldiğimiz 3-5 günü hiç anlamadı çünkü evimiz oldukça kalabalıktı. Yiğenim Yağız burdaydı, onunla gece gündüz oynadılar. Okula gitmeye devam etti, Allah'tan bu konuda hiç sıkıntı yaratmadı. Fakat ne zaman herkes evine gitti, o zaman acı gerçeklerle karşılaştı :)
     İlk Cumartesi sabahımız da Gizemin kafasına uyku arkadaşını attı, emzirmek için ne zaman kucağıma alsam göğsümü Gizemin ağzından çıkarttı , eldivenleri şapkası ve üstündeki örtüyü her fırsat buldukça çekip aldı. Sadece bunlarla kalsa sorun değil, anneannesine " hadi annene evimize gidelim " " ben anneannemin evini seviyorum , benim evim orası ." deyip bana psikolojik baskı yapmayıda eksik etmedi. Benim tavrım ise asla " yapma! Dur! Elleme! Uyandırma! Şimdi gelemem! " olmadı. Bana düşman gibi davrandığı zamanlarda bile son derece anlayışla yaklaşmaya çabaladım. Kardeşi ile ilgili hiç bir kısıtlama getirmedim. Karışmaya çalışanlara da kim olursa olsun engel oldum. Gizemi emzirip kenara koyduğum doğrudur, biraz fazla ağlattığımda :( önceliği Keremden yana tutup , sürekli Keremle vakit geçirme çabasında oldum. 
    Kafayı yemek üzereyken mesaj yazdığım arkadaşım Ece (sevgiyle anıyorum seni :) beni geri aradığında telefonu "bööööö " diye ağlayarak açtım ve iki çocuk annesi bilinçli arkadaşımın tavsiyeleri sayesinde moralim düzeldi. Ilk olarak ben güçlüysem , herşeyin yolunda ve kontrol altında olduğunu farkettim. Ikinci olarak Keremle hayatımızda hiçbir şey değişmemiş gibi ilgilenmeye devam ettim. Parka , alışveriş merkezine, kitapçıya vs. götürebileceğim ve daha önce gittiğimiz heryere birlikte gitmeyi sürdürdük. Gizemi emzirirken keremi kucağıma yatırdım, saçını okşadım , teması hiç koparmadım. Asabiyeti daha fazla olduğu ve daha fazla hassas olduğu için sakin bir tavırla davrandım. Kurallarımızdan ödün vermedik ama biraz esnettiğim oldu :)
     Sonuç kardeşini öpen, bana yardımcı olan hatta ,Gizeme " neden ağlıyorsun ki anlayamıyorum" dediğimde bana " kızma anne bak ağlamıyor ki" diyen koruyucu bir kardeş oldu. Tabi ki kıskançlık tamamen bitmiştir demiyorum ama oldukça hafifledi... 
      Bugün Kerem tam 3 yaş 1 aylık, Gizem ise 17 günlük ... Günlerim çok yoğun, yorucu ama bir o kadar da keyifli geçiyor. Şükürler olsun ki iki tane meleğim var ve bana kokularıyla, bakışlarıyla, dokunuşlarıyla hergün güç veriyorlar.