11 Temmuz 2013 Perşembe

çocuklu ve mutlu tatil

          Kerem doğduğundan beri 3. yaz tatilimiz olacak …artık o kadar alıştım ki bir telaş yaşamıyorum.Üç senedir de aynı otele gidiyor olmamızın verdiği bir rahatlık var sanırım.Nasıl bağlandıysak artık, başka bir yere gidemiyoruz. Keremden önce bir sürü otel gezmişliğimiz var, ama Kerem doğduğundan beri Xanada Island Bodrumu tercih ediyoruz. Sanırım üç senedir inatla gitme sebebimiz; Otelde çocuk sayısı oldukça fazla,bu nedenle rahat edebiliyorsunuz.Çocukların oynayabileceği oyun odaları ve parkları var.Yemekleri güzel.Çoğu odası denize bakıyor,kötü oda gibi bir alternatif yok.Manzarası insana huzur veriyor.Çalışan insanlar size ve bebeğinize yardımcı olmak konusunda ellerinden geleni yapıyorlar. (Housekeeping  ilk gittiğimiz sene Keremin çoraplarını yıkamıştı ve ben şok olmuştum).Doktora ulaşmanız çok kolay vs. vs. vs.






          Tabi çocukla tatil ve yalnız tatil arasında birçok fark var.Bunları üç sene içinde oldukça iyi kavradım.Valizimi ‘az ve öz’ felsefesine göre hazırlıyorum.Yani her akşam yemeğine ayrı kıyafet ,5 çift ayakkabı falan yok. Öncelik Keremin ihtiyaçları oluyor. Bol miktarda little swimmers , bol miktarda giyim eşyası, terlikleri,ayakkabıları,havuz için şişme simiti( ama bu sene büyüdüğü için henüz nasıl bir seçim yapacağıma karar vermedim),güneş kremi,güneş sonrası kremi,ne olur ne olmaz ateş düşürücü ve grip ilacı,havluları ve daha aklıma gelemeyen bir sürü ayrıntısını aldıktan sonra,geriye kalan boş yerlere lütfi ve ben sığmaya çalışıyoruz.





         Kerem bu sene büyüdüğü için daha rahat bir tatil yaparız sanırım ?!?! İlk tatilimizde 6 aylıktı ve yemek salonuna girdiğimiz andan itibaren ağlamaya başlıyordu.Lütfiyle aynı anda masaya oturup yemek yiyememiştik.Birimiz yemek yerken ,diğeri Keremi gezdiriyordu.İkinci senemizde aile büyüklerini de yanımızda götürdük.En azından Kereme bakan insan sayısı çoğalsın diye ama beş dakika oturmadan,sürekli koşturma halindeydi ve ben turistlerin minicik bebeklerinin masada hiç kıpırdamadan oturmalarına sinir oluyordum.Birinin çocuğu ağlasa mutluluktan havalara uçuyordum.Ama turist çocuklarının ellerinde sabah -öğlen -akşam Ipad var, çocukların dış dünyayla ilişkileri resmen kapatılmış durumda…Şimdi çocuğumun eline ıpad verirsem,ilerleyen yaşlarda elinden almak için uğraşıcam.Ne gerek var ki? Neyse bu ayrı bir tartışma konusu J
        Her şeye rağmen çocuklu tatil çok keyiflidir.Ayrı bir telaşı ve ayrı bir huzuru vardır.Yalnız yaptığınız tatilden dinlenmiş dönersiniz, çocukla yaptığınız tatilden yorgun dönersiniz.Yalnız yaptığınız tatilde asla, çocuğunuzun bir şeyi keşfettiğinde gözündeki parlayan mutluluğu göremezsiniz.Yalnız yaptığınız tatilde sizin ne giydiğiniz ,ne yediğiniz önemlidir.Çocuklu tatilde öncelik çocuğunuzundur.Bu sene üç kişi olarak gideceğimiz tatile, seneye dört kişi olarak gideceğiz ve daha şenlikli geçecek eminim.O günleri yaşamak için gerçekten sabırsızlanıyorum.
       Ve bize iyi tatiller diliyorum…

8 Temmuz 2013 Pazartesi

anne olunca anladım !!!


             Kerem için ilk defa 1 buçuk yaşındayken pedagoga gitmiştim. Ona nasıl davranmalıyım , yemek sorununu nasıl çözeceğim , hırçınlığını nasıl törpüleyeceğim ??? Kafamda bir sürü sorun vardı. Oysa Kerem ne kadar küçükmüş ve ne kadar sorunsuzmuş şimdi anlıyorum. Elimde sürekli çocuk gelişimi ile ilgili kitaplar okuyorum, arkadaşlarıma soruyorum , ailemiz deki çocuk gelişimci yakınlarımla konuşuyorum.Aman ne kadar da büyütmüşüm …
            Bir şeye sinirlendiği zaman tepkisini başka bir yolla bize aktaramadığından , derdini anlatamadığından  o küçük  kafasını yere vuruyordu. Görmezden gelerek,bulunduğu odadan çıkıp giderek zamanla bu huyundan vazgeçirdim.15. aydan sonra et ürünlerini yememeye başladı ve bu zamanla daha kötüleşerek,yediği tüm sebzeleri ve meyveleri yemeği bıraktı.O zamana kadar çok düzenli yiyen bir bebekti.O günden itibaren sadece yumurta ,çorba, pilav gibi benim için yeterli olmayan gıdalarla beslenmeye devam etti. Pedagogumuzun o zaman bize söylediği ve çok mantıklı gelen önerisi şuydu : ‘Bir çocuğun ne kadar yediği değil, ne yediği önemlidir. Bir tane barbunya tanesi bile yerse, damak tadını zenginleştirir’ Evet, Annelerin belli bir yemek ölçüsü olur ve bebek onun bir parmak altında yerse az yemiş kabul ederiz J O günden itibaren Keremi hiçbir şey yemek için zorlamadım. Pişirdiğim her şeyi sofraya koydum.Keremin canı isterse , yemek istediği şeyin tadına baktı.
            Tabi ki durum böyle olunca evimde gereksiz hiçbir şey bulundurmuyorum. Hatta sütlü tatlı bile yapmıyorum, çünkü onu ana öğün yerine yiyebiliyor. Eve ‘kötüüüüü’ dediğimiz atıştırmalıkları almamak bizimde işimize geliyor.Gereksiz kalori almıyoruz J Düzenli olarak doktorumuza götürüyorum,testlerini yaptırıyorum ve gerekli görüldüğü zaman ilaç takviyesiyle ( kan ilacı ve balıkyağı) gibi desteklemeler yapıyorum.Zaten kilo ve boy gelişimi gayet iyi durumda,hatta biraz fazla uzun sayılır J
           Okula göndermeye karar verdiğimde müdürümüze Keremin biraz hırçın bir çocuk olduğunu söylemiştim. Ama okulda  kötü bir durumla hiç karşılaşmadık,zaten kısa bir süre sonra sosyal ortamda nasıl davranması gerektiğini öğrendi ve  vurma huyuna son verdi.Okul müdürümüz çocukla ‘empati’ yapmak gerektiğini söylemişti.Gerçekten çok doğru…
           Birde benim nacizane edindiğim deneyimler:
*Çocuklardan mantık beklemek mantıklıksızdır.
*Bir çocukla tartışacağınıza ,dikkat dağıtın.Hem daha az yorulmuş, hem de daha az sinirlenmiş olursunuz.
*Kitaplar,pedagoglar falan çok önemli anlıyorum ama en önemlisi annelik içgüdüsüdür.
*Çocuğunuz sizin aynanızdır.Bu gerçekten doğruymuş.Anne olunca anladım.
            

1 Temmuz 2013 Pazartesi

hamileliliğin ilk aylarında uyku hali

    ''Anne adayının gebeliği boyunca bir çok yakınmalardan biri de uyku bozukluğudur. Yapılan çalışmalar anne adaylarının neredeyse yüzde 80’inin hamileliklerinin belirli bir döneminde uyku problemi yaşadığını ortaya koymaktadır. Gebeliğin ilk aylarında hormonal değişikliklere bağlı olarak anne adaylarında gün içinde uyku hali, konsantrasyon bozukluğu ve sürekli uyuma isteği gelişebilir. Bu tamamen kanda yükselen progestron hormonuna bağlı normal bir olaydır. İlk aylardaki progesterone hormonunun yükselişi aynı hızla devam etmeyeceği için gebeliğin ilerleyen dönemlerinde çoğunlukla bu sorun kendiliğinden ortadan kalkacaktır. ''

  '' Normalde kadınların adet döngüsü ve üreme fonksiyonlarını düzenleyen bu hormon, gebelikte normalin üstüne çıkar ve gebeliğin devam etmesinde önemli bir rol oynar. Ancak bir diğer etkisiyle sizi normal bir işgününün ardından maraton koşmuşçasına yorgun ve günlerce uyuyamamışçasına uyku ihtiyacı içinde hissettirir. Aslında buna çok da direnmek gereksizdir: Vücudunuzla savaşmayın ve onu dinleyip gün içinde mümkünse kısa kısa kestirin. Çünkü bu hormon su ve tuz tutucu etkisiyle sık sık tuvalete çıkmaya da yol açar ve geceleri sık uyanmanıza neden olabilir. Sık tuvalete çıkmanın başka bir nedeni de artık büyümekte olan rahminizin idrar torbasına bası yapıp sık idrar yapma hissine yol açmasıdır. ''

        Yukarıda paylaştığım bilgiler,internette araştırıp bulduğum yazılardır.Ancak ben ''uyku halinin '' çokta hormonla alakası olmadığını düşünüyorum.Bence vücut doğumdan sonra uyuyamayacağı günleri çok iyi bildiğinden aradaki açığı şimdiden kapatmaya çalışıyor :)
        Kereme hamileykende ilk aylarım böyle zor geçmişti.Sürekli uykum vardı ve halsizdim.Aynı şeyleri tekrar yaşıyorum.Acil hastaneye giderken bile ne giydiğime dikkat eden ben,şimdi giyinip dışarı çıkmak istemiyorum..Ancak biliyorum ki bu süreç geçecek ve hamileliğin enerji dolu günleri başlayacak.