Bu haftsonunu çok güzel geçirdik.Dün sevgili eşimin doğum günüydü.Sabah oğluşumla onun için hazırladığımız hediyelerimizi verdik.Resimlerini çekmeyi unuttuğum için daha sonra ekleyeceğim :) Sabah kahvaltımızı bile yapmadan düştük yollara...Arkadaşlarımız Fetiyedeydi ,onların yanına doğru yola çıktık.Kerem yolculuk boyunca çok mutluydu, bıdır bıdır konuşup durdu ve sonunda uyudu.
Fetiye çok sıcaktı,nefes alınamayacak bir nem var orada....Bizde 'buralarda durulmaz' diyerek arkadaşlarımız ile birlikte gökova/azmakbaşına doğru yol aldık.Bu yolculuğa 'balık yemem lazım' diyerek başlayan ben, aşırı mide bulantım yüzünden sadece sade türk kahvesi ve lor peyniri yiyebildim :) En iyi vakit geçiren sanırım Kerem oldu. Dere kenarında ayaklarına suya sokup, çılgınlar gibi güldü eğlendi.Hiç ayrılmak istemedi.Çıplak ayakla restorantın içinde gezindi, kazlara ekmek attı, bir ara Nagehancığıyla oturdu,kanoyla geçen insanlara 'uçak' dedi :) tekneyle gezenlere el salladı.
Dönüş yolu berbattı.Böyle virajlı, böyle yol çalışması olan başka bir yer var mı acaba? Mide bulantım en üst sınıra ulaştı.Eve nasıl geldim bilmiyorum.Mide bulantısı insanın bütün yaşam kalitesini bozan,kötü birşey!!! Neyse rahatsızlığımla ilgili yazıp,onu beslemeyeceğim.Bu da psikiyatristimden öğrendiğim başka bişey :) Bir sonra ki yazıda bununla ilgili yazıcam ki unutmayım.
Bu sabah kalktığımızda Kerem 'Nagehanla gittik,suya girdik,yemek yedik,babayla babaanneye gittik ' diye tüm yaşadıklarını bana kendi dili döndüğünce tekrar anlattı.Sanırım çok mutlu oldu kuzucuğum :)
Yarın Bebişin kontrolü için doktora gideceğiz.İçimde garip bir telaş ve korku var.Bu gittiğimizde kalp atışını duyucaz diye umut ediyorum.Ama şu hayatta herşeyi yaşayabiliriz...Bakalım bir sonra ki yazımda neler anlatıyor olacağım...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder